Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Berdel 6: Hasibe Yengemden Sonra Yeniden Zeynep TePantolonumun sırasıyla kemerini, düğmesini ve fermuarını açtı ve dizlerime sıyırdı. Heyecandan yutkunurken “yenge yapma bir gören olacak!” dedim ama yengemin cevabı “kim görecek lan burda, korkma, delikanlı ol azcık!” oldu. Sağ elini külotumun içine sokup “ne varmış burada bakalım!” dedi pis bir sırıtış eşliğinde. Nasırlı eli yarağımla buluştuğunda yerimde kıpırdadım. Gözlerimi kapadım. Yengem sikiş konusunda deneyimli bir kadındı, elini yarağımın üstünde götürüp getirmeye başladı kısa sürede. Hemen sonra da külotumu dizlerime indirdi. “Maşallah aslanıma, yarağın da yarakmış haa!” dedi aynı sırıtış eşliğinde. Okşayıp ellemeleri yarağımı kaldırıyordu vincin yükselmesi gibi. Bu arada ben de boşta kalan ellerimi onun çiçekli gömleğinin düğmelerine attım, daha fazla kayıtsız kalamadım. Gömleğin düğmelerini açarken yengem dizlerinin üzerinde sanki bana yardım etmek ister gibi öne kaydı. Düğmeler pat pat açılırken beyaz atletini yukarı sıyırıp sağ elimi altından soktum. En az Zeynep Teyzeninkiler kadar büyük ama onunkilere göre daha sert memelerini ellediğimde kanım kaynamaya başladı sanki, her yanımı ateş bastı. Büyük ve kalın meme uçlarını parmaklarımın arasında sıktıkça yengem “ohhh, devam et aslanım, kurban olsun Hasiben sana!” deyip duruyordu. Pembe meme başları büyük ve yuvarlaktı, beyaz memeleri ile uyumlu bir renk birlikteliği oluşturmuştu.Yarağım demir bir sopaya dönmüşken yengem kendini geriye çekti. Şimdi iki eliyle okşuyordu yarağımı. Bense memelerini elleyip okşuyor, sıkıyordum yine. Ellerinin ayasıyla yukarı aşağı hareketler eşliğinde bir süre devam ettirdi bu işi. Ardından başını yavaşça indirdi ve ellerinin yerini ağzı aldı, yarağım artık yengemin ağzındaydı. Başını yavaş hareketlerle aşağı yukarı kaldırıp indirdikçe yarağım sıcak ve ıslak ağzında gidip geliyordu. Yaşadığım zevki tarif etmem mümkün değildi bu sırada. Ilık rüzgâr vücudumun üzerinden kayıp giderken yarağımda gıdıklanma hissediyordum. Yengemin maharetli ağzını doldurmuştu yarağım. Ara sıra başımı kaldırıp bakmaya çalışsam da bunu yapacak gücü kendimde bulamıyordum. Etraf sessizdi. Tarlaların üzerine konan kuşların, cırcır böceklerinin sesine uzakta kalan yoldan geçen arabaların asfalt sesleri karışıyordu. Ağaçlıkların içinde kalmıştık ve yengem belki burada daha önce de bu işi yapmış gibi geldi bana. Kim bilir belki kocasıyla belki de küçük amcamla, hatta babamla bile yapmış olabilirdi. Şimdi de benimle yapıyordu. Bu zevki tatma sırası bana gelmişti.Başını kaldırıp indirmeleri arasında yarağımın kafasına tükürüp emdi birkaç sefer. Bunu yaparken gülerek bakıyordu bana. Köylü Hasibe şehir kadınlarına taş çıkartıyordu sanki. Tükürüğünü emiyor, yutuyor, yutamadığını yeniden tükürüp emiyordu. Zeynep Teyzeyi sikeli birkaç saat olmuştu ama şimdiden boşalacak hale gelmiştim. Aynı gün içinde ikinci defa milli olacaktım. Kulağındaki altın yaprak küpelere takıldı gözüm. Başının hareketleriyle ince küpeler de oynuyordu sürekli. Sağ elimi uzatıp memesini sıkmaya çalıştım önce ama onun yerine elimi saçına attım. Yumuşak kumral saçlarının arasında gezdirdim elimi. Terlemişti ve saç diplerindeki teri elimde hissettim. “Yenge, yeter, gelecem yoksa, dur artık!” demek zorunda hissettim kendimi. Yengem birkaç emmenin ardından kaldırdı başını ve ağzının kenarındaki tükürüğü sildi elinin tersiyle. Yarağım bir füze gibi dikilmiş havadaydı. Kafası ıslanmıştı iyice. Rüzgârın esmesiyle birlikte yarağım üşür gibi oldu. Yengem ellerimden tutarak beni kaldırdı ve hemen önümde basma şalvarını indirdi dizlerine, altındaki beyaz paçalı külotu da sıyrılmıştı. Dizlerinin üzerinde götü bana gelecek şekilde domalıverdi hemen ardından ve bacaklarını iki yana açtı. Ellerini iki yana ayırmış, başını ve belini eğmişti iyice.Karşımdaki manzara karşısında nutkum tutuldu. Köylü yengemin kıl ve tüyden arınmış kocaman beyaz götü karşımdaydı. Uzun ve derin göt yarığının alt kısmında şişkin ve büyük bir sulu şeftaliyi andıran amı duruyordu. Amının hemen üzerindeyse çukurlaşmış ve ıslak bir haldeki kara göt deliği vardı. Amı ve göt deliği de temiz ve kılsızdı.Dizlerimin üzerinde dikildim ve yarağımı kavradım. Zeynep Teyzeyi klasik pozisyonda sikmiştim ama yengemi domaltarak sikecektim. Ellerimi büyük ve yağlı beyaz göt yanaklarına attım ve ayırdım iki yana. Yengem ne yapacağımı merak eder gibi başını yana çevirmiş bana bakmaya çalışıyordu. Yarağımın kafası amının etli dudaklarına değdiğinde kalbim yerinden fırlayacakmış gibi oldu. Beyin damarlarımın şiştiğini hissettim. Yarağımın ince derisinin ucunda yengemin amı ıslanmış ve şişmiş bir halde duruyordu. Zeynep Teyzenin amına kıyasla yengemin amına sanki hava basmışlardı. Amının derin yarığının arasında yavaş yavaş gözden kaybolmaya başladı yarağım öne doğru kendimi verdikçe. Ellerim göt yanaklarındaydı, gözlerimi açacak gücü kendimde sakarya escort bulamıyordum. Sonunda yarağımın tamamen girdiğini anladığımda açtım gözlerimi ve manzaraya baktım. Yengem belini daha da eğmiş ve başını toprağa yaslamıştı. “Uhhh, ahhhh!” diyerek inlemeye benzer bir ses çıkıyordu ağzından.Yavaş yavaş amında gidip gelmeye başladım. Götünün büyük yağlı yanakları titremeye başladı. Yengem sağ elini ağzına götürmüş baş parmağını emmeye başlamıştı. Benzer şekildeki iniltileri devam ediyordu yine. Götünün kalın etlerini sıkıyor, okşuyordum. Yarağım amında gidip geldikçe ıslanıp girip çıkması kolaylaşıyordu. 4 çocuğun çıktığı amı Zeynep Teyzeninkine göre biraz daha dar gibiydi üstelik. Ama verdiği zevkin de buna göre daha çok olduğunu hissediyordum.Acele etmeden yavaş yavaş sikerken iri göt deliği takıldı gözüme. Babamın bu sabah siktiği delik iki yana iyice açılıp genişlemişti. Kocasının ve küçük amcamın doldurduğu göt deliğini bu sabah da babam doldurmuştu. Belki bugün ya da başka bir zamanda ben de dolduracaktım onu. Hatta o an yarağımı amından çekip götüne sokasım geldi ama sonra cesaret edemedim buna. Gittikçe boşalmaya yaklaşıyordum. Yengemin tiz iniltileri devam ediyordu. Dizlerim ağrımaya başlamıştı artık. Birkaç defa hızlıca yüklenmek istedim ama bunu yaparsam hemen boşalacağımı düşünerek vazgeçtim. Yavaş yavaş sikerek boşalmamı olabildiğince geciktirmeye çalışıyordum. Ama en sonunda daha fazla dayanamadım ve yengemin amına boşaldım büyük bir zevk eşliğinde. Boşalırken de yüklendim amına iyice. Yengemin tombul göt yanaklarının titreyip yassılaşmasını seyrederken son döl damlası yarağımdan akana kadar bekledim. Yarağımı çekip çıkardığımda dölden ve am sıvısından ıpıslak olduğunu gördüm. Yengemin şeftali gibi amından döllerimin bir kısmı sızmıştı. Ben doğrulurken yengem de ellerinden destek alarak doğrulup kalktı. Çabucak külotunu çekip şalvarını düzeltti. Yüzü kızarmış ve terlemişti. Aynı zamanda yüzünde güller açıyordu. Külotumu ve pantolonumu çekip düzeltirken “Maşallah aslanıma, bu ilk seferindi ama iyiydin, Allah daha iyilerini de göstersin!” dedi neşeyle.Sanki hiçbir şey olmamış gibi yere bağdaş kurup yeni bir dürüm yaptı. Koparıp yarısını bana verdi, diğer kısmını aç bir kurt gibi dişledi. “Sevdin mi!” diye sordu dürümünü yerken. “Çok sevdim!” dedim, gerçekten de Zeynep Teyzeden sonra yengemin tadı bir başka gelmişti. “Ama böyle tarla ortasında, sap samanın arasında pek bir şey anlamadım!” dediğimde uzanıp dizime vurdu. “Bak hele şuna, dün bir bugün iki, sen hele erkekliğe adımını at ondan sonrasını düşünürüz!” dedi ağzında dürümün parçaları varken. Büyük kahverengi gözlerinin içi gülüyordu bunu söylerken. Yemeğimiz biterken yengem etrafı topladı, şişede kalan suyu kana kana içti. Sikişmek onu susatmış ve acıktırmıştı. Benim de çişim gelmişti. Yengemin çişini yaptığı yere geçip işerken yarağım yapış yapış bir haldeydi. Önce Zeynep Teyze sonra yengem derken iki farklı kadının amına girmiş, döl bırakmış ve henüz yıkanmamıştım. Güzel bir banyo yapmak iyi gelecekti. Ancak bir konu takıldı aklıma, ya yengem benden hamile kalırsa!Yengemin karşısına geçip “şey yenge, şimdi boşaldım ya, hamile kalmazsın değil mi!” diye sordum çekinerek. Nasırlı sağ eli yanağımda gezinirken “hele bak şuna, hemen de adam olmuş da neler soruyor yengesine. Sen merak etme aslanım, günlerimi sayıyom ben, hangi gün gebe kalıp kalmayacağımı iyi biliyom!” dedi gülümseyerek. Yengemin sözleri içime su serperken bu kez de Zeynep Teyze geldi aklıma. Ya o benden hamile kalırsa! Doğrusu aynı günde iki kez milli olmuştum ama yengemin bahsettiği toyluğu henüz üstümden atamamıştım. Onun olması için daha zamanım vardı anlaşılan.Yengem “Bugünlük yeter, başka zaman gene geliriz!” diyerek işimizin bittiğini söyleyince traktöre geçtik. Yine aynı şekilde yerini aldı yengem, bense traktörü sürüyordum. Yaptığımızın ayıp ve günah olduğunu ikimiz de biliyorduk ama bu konuda tek bir söz çıkmıyordu ağzımızdan. Aksine aldığımız keyif konuşmalarımıza yansımıştı. Havadan sudan konuşmalarımız neşe içinde geçiyordu. Yengemi sikmiştim, artık benim kadınım olmuştu. 36 yaşında 4 çocuklu, yakında torunu olacak bir kadındı ama benim kadınımdı sonuçta.Evin önüne geldiğimizde amcamın eski arabasını yerinde gördüm. O an bir tedirginlik hissettim ama yengemin rahatlığını görünce bıraktım kendimi. Amcamın karşısına hangi yüzle çıkacağım şeklinde kafamda oluşan soru çabucak dağılıp uçuverdi. Amcam ilçeden tohum ve gübre getirmişti. Bağ için kullanacaktı. Bizi görünce “nerdesin kız bu vakte kadar!” diye sordu yengeme. Yengemse hiç oralı olmadan “ne olmuş, vakitte ne var!” dedi. “İnsan önce ne ettiniz ne yaptınız diye sorar!” dedi ve beni göstererek “Allahtan ha bu oğlan da var, kaç zamandır senin yapmadığın işi halletti!” dedi. Bahsettiği tarlada çalışmam mıydı yoksa onu sikmem miydi, belki ikisi de…Amcam escort sakarya “çok konuşma çok konuşma, geç içeri benim yemeğimi hazırla!” dedi sertçe. Yengem uzatmayıp eve girerken Kübra ve Beyzanur çıkageldi evden. Amcam işaret edince ikisi de traktörün üstüne çıktı bir çırpıda. Römorktakileri çuvallara dolduracaktık. Onlara yardım etmek için ben de çıktım römorkun üstüne. Bu sırada amcam yemek için eve girdi. Her iki kız da it gibi çalışıyordu. Zayıf ve çelimsiz görünüyor olsalar da güçlü kuvvetliydi ikisi de. Kübra yanında kız kardeşi varken pek oralı olmuyor gibi görünüyordu ama alttan alttan bana manalı manalı bakmaktan geri kalmıyordu. Beyzanur da artık çocuk olmadığı için ablasının bana karşı bir şeyler hissettiğini anlamış kıkır kıkır gülüyordu. Biri 17 diğeri 16 yaşında ikisi de gençlik ve tazeliklerinin başındaydı. Elleriyle otları toplayıp benim tuttuğum çuvala dolduruyorlardı. Kübra başını çiçekli bir türbanla arkadan bağlamış uçlarını omuzlarından sarkıtmıştı. Gömleğinin üst düğmelerinden ikisini çözdüğünü gördüğümde kaş göz işaretiyle Beyzanur’u gösterdim ama Kübra oralı olmadı hiç. Ama Beyzanur kaçın kurasıydı, ablasının küçük oyununu hemen yakaladı. “Kız üşürsün dikkat et, koynunu o kadar açma!” diyerek gülerken Kübra “şimdi gumzuğu yersin suratına, laf etmeyi bırak da çalış!” dedi sertçe. Güneşin bir miktar yaktığı beyaz koynunu memelerinin çatalına kadar bana gösteriyordu. Sutyeninden taşacakmış gibi görünen şişkin memelerini dişleyesim geldi birden. Kübra’ya kalsa belki oracıkta altıma yatıp kendini siktirecekti bana ama her şeyin yeri ve zamanı vardı. Belki bir gün o da olacaktı ama bugün değildi. Yine de yarağımın sertleşmesine engel olamıyordum. Daha bir saat önce annesini siktiğim halde kendimi dinç hissediyordum. Kübra’nın titreyip sallanan memelerinden hariç Beyzanur’un da şalvarının içinde fokur fokur kaynayan götüne bakmadan edemiyordum. Kız ablasının ne yaptığının farkındaydı ve ondan aşağı kalmak istemiyormuş gibi hareketler içine girmişti. Önümde otları toplamak için domaldığında yuvarlak ve biçimli minik götünün kavisleri şalvarın ince kumaşına şekil verdi. Aşağı yukarı, sağa sola sallanan götünü izledim bir süre. Sanki Beyzanur’un da bende gözü var gibiydi. Sonunda işimiz bittiğinde aşağı indik. Çuvalları ahıra taşımama da yardım etti iki kız kardeş. İşim tamamen bittiğindeyse yengemin bana seslendiğini duydum. “Reşit içeri geç, banyo yap, su koydum!” diyordu yengem. Hemen sonra da ahırın kapısından çıktı. “Su koydum kazanla, geç yıkan, öyle gitme eve!” dediğinde “olsun yenge, evde gider yıkanırım!” dedim. Ancak yengem “ulan ne itiraz ediyon, geç içerde yıkan, su bol aslanım merak etme!” dedi. Onun sözleri biterken amcam yanında belirdi. O da “Utanma lan, ne utanıyon, yengen de senin annen sayılır pezevenk!” diyerek takıldı. Amcamın da bu sözünden sonra yıkanmasam olmayacaktı. Kızların bakışları arasında ahıra girdim. Yengem köşede büyük kara kazanı yakmıştı, gerçi sabah geldiğimde de kazan ateşin üstündeydi. Tahta tabureyle sabun da koymuştu yanına. Bir kova da soğuk su vardı. Soyunup yıkanmaya başladım. Üstüme birkaç maşrapa su dökmüştüm ki birden yengem karşımda belirdi. Daha kısa süre önce siktiğim kadını birden karşımda görünce ister istemez bacaklarımı kapadım yarağımı göstermek istemez gibi. Ancak yengem yılların kaşarıydı. “Utanma lan, ne utanıyon gavat!” dedi sırıtarak. Sonra da kalın lifi eline geçirip büyük bir kuvvetle beni keselemeye başladı. Adeta derimi yüzmeye çalışıyordu. “Anan olacak orospu gittiğinden beri doğru düzgün yıkanmamışsın, hele şu kirlere bak, abovvv!” dedi gördüklerinden heyecana kapılmış şekilde. Gerçekten de doğruydu, annem gittiğinden beri tek başıma yıkanır olmuştum, annemin beni yengem gibi keselediği zamanlar geride kalmıştı. Yengem sanki küçük oğlu Osmanmışım gibi hararetle keseledi, sabunladı. Bunları yaparken yarağımı okşamaktan da geri kalmıyordu. Bunlar olurken “yürü kız, geri zekâlı, sen neye geldin!” diye seslendiğini duydum. Gözlerim sabunlu olduğundan göremiyordum ama Kübra’nın “yardıma geldim ana!” demesini işittim. “Siktir git, sıçarım senin yardımına, ben biliyom senin neye geldiğini sürtük!” dedi yengem sinirle. Bu sözünden sonra Kübra’nın sesi yok oldu. Anlaşılan annesi beni yıkarken o da “Kardeşçe!” bir yardımda bulunmak istemişti. Ama asıl niyetini annesi de gayet iyi biliyordu. Yengem gibi kaşar bir kadının kızının da böyle yollu olması doğaldı.Yengem beni yıkadı, temizledi, pakladı. Üstümdeki tüm kıyafetleri aldı, onların yerine amcamınkilerden verdi. Ahırdan çıktığımda tertemiz bir adam olmuştum. Benden sonra yengem yıkanacaktı. Ahırın kapısını kapattım. Etrafta kimse görünmüyordu. Sessiz adımlarla eve giderken yolda Merve’yi gördüm. Elinde bir torbayla bakkaldan çıkıyordu.Hemen yanıma gelip “Reşit annem nasıl!” diye sordu korkuyla. “İyi, merak etme, bir sakarya escort bayan şeyi yok!” dedim. Ancak dediğime inanmamış gibi baktı bir süre. “Allah için doğru söyle, iyi mi, ona bir şey yapmasın baban, ne olur öyle söyle, çok korkuyoruz, anneme bir şey yapmasın, ne olur!” diyerek ağlamaya başladı. “Kız ağlama milletin içinde, yok annenin bir şeyi, eve gidiyorum, istersen sen de gel, kendi gözlerinle gör. Ne olacak annene, bir zaman bizde misafir kalacak, sonra dönecek size, korkma!” dedim. “Yok, eve gitmem gerek. Bir tek sana güveniyom Reşit, ne olur, anneme göz kulak ol, bir şey olursa hemen ara beni, Allah’ını seviyorsan anneme göz kulak ol. Kaç senedir tanıyoz birbirimizi, azıcık hatırım varsa anneme göz kulak ol!” dediğinde “tamam, sen merak etme, korkma!” dedim onu teskin etmeye çalışarak. Kahvenin önüne gelmiştik, Merve korku dolu bakışlarla o tarafa bir göz attıktan sonra hızlı adımlarla evine doğru gitti. Kahveden birkaç kişi bana seslendi bu sırada, “Reşit oğlum, gel çayımızı iç hele!” diyerek beni yanlarına çağırdılar. Ancak ben eve gitmem gerektiğini söyledim, pek hoşlanmadığım tiplerdi bana davette bulunanlar. Babamın Zeynep Teyzeyi kaçırmasından sonra köyde yeniden itibarımız artmıştı, beni de çay içmek için aralarına çağırıyorlardı.Eve geldim. Mutfaktan sesler geliyordu. Zeynep Teyze yemek yapıyordu. Annem gittiğinden beri mutfaktan ilk kez yemek kokuları yükseliyordu. Beni fark etti ama konuşmadı. Babamın sesi ise ahırdan geliyordu ama yanına inmeden odama girdim.Yarım saat kadar sonra kapım açıldı, aralıktan başını uzatan Zeynep Teyze “yemek hazır, hadi gel!” diyerek beni çağırıyordu. Babam yer sofrasında bağdaş kurmuş yemeğini yiyordu. Yanına oturdum. Zeynep Teyzenin yaptığı yemeği yedik, o da bizimle birlikte yedi. Yemeğimiz oldukça sessiz geçti. Babam bugün ne yaptığımla ilgili birkaç soru sordu sadece, onlar da laf olsun diye sorulan sorulardı. Zeynep Teyze ağzını bile açmıyordu yemek yeme dışında. Konuşmalarımızı sessizce dinliyordu.Saat 21:00 olduğunda babam ve Zeynep Teyze yatak odasına çekildi. Evin tüm ışıkları sönmüştü. Bense odamda cep telefonumla oynuyordum. Derken telefonum çaldı, arayan Merve idi. Bana annesiyle konuşmak istediğini söyledi ama annesinin yattığını söyledim. Kısa bir süre duraksadıktan sonra “tamam!” diyerek kapattı telefonu.Merve’nin araması sonrası içimde bir kıpırtı hissettim. Kapımı yavaşça açıp yatak odasının önüne geldim. Kulağımı ağaç kapıya dayadım. Tak tuk sesler haricinde yatak gıcırtısını net şekilde duyabiliyordum. Zeynep Teyzenin gece mesaisi çoktan başlamıştı. Babam dün gece ahırda siktiği kadını şimdi de yatak odasında sikiyordu. Yatak gıcırtısı bir azalıp bir çoğalırken yarağımı okşamaya başladım. Babamın aralarda homurdadığını duyuyordum. Zeynep Teyzeden ses gelmiyordu bu sırada ama yavaş yavaş ondan da birtakım iniltiler çıkmaya başladı. Zeynep Teyze daha fazla kayıtsız kalamamıştı sikişme olayına, sürekli buz gibi durmanın kendisine bir faydası olmayacağını anlamış olmalıydı.“Kökle ağam, ohhh, kökle, ahhh, kökle ağamm!” dediğini duyuyordum. Babamın bu sözlere karşılığı daha sert abanarak sikmek oluyordu. Demir karyolanın muazzam gıcırtıları gecenin sessizliğini bölüyordu. Tıpkı geçmişte annemle babamın sikişmelerinde olduğu gibi çıkan sesler bana geceyi haram ediyordu. Boşalacak hale gelmiştim, yarağımın kafasından zevk sıvıları gelir olmuştu. Babam bir domuz gibi güçlüydü ve Zeynep Teyzenin pestilini çıkartıyordu içerde. Ama Zeynep Teyzenin de istediği buymuş gibi daha fazlasını istiyordu babamdan. Kocası Hamit Amcanın kendisine veremediklerini babamdan almak istiyordu. Sonunda babamın vahşi bir hayvan gibi sesler eşliğinde boşalmasını dinledim. Zeynep Teyzenin hızlı hızlı nefes alışverişlerini duyuyordum. Bir iki dakikanın sonunda yataktan birinin kalktığını ve kapıya doğru geldiğini anladığımda hızla odama girdim ama kapıyı kapatmadım. Muhtemelen babamdı. Annemle sikiştiği zamanlarda da böyle olurdu çünkü. Aralıktan bakınca babamın anadan doğma bir halde ahıra indiğini gördüm. Tuvaletini yapacaktı. Gecenin karanlığında beni fark etmemişti. Önünde sallanan yarağıyla merdivenlerden inerken aralık duran yatak odası kapısından baktım. Zeynep Teyze yataktan kalkmış annemin beyaz geceliğini giyiyordu. Beni fark ettiğinde korkuya kapılıp hızla odama girdim ve kapımı kapadım. Kalkık yarağım o korkuyla sönüverdi hemen. Babamın merdivenlerden çıkıp yatak odasına girdiğini, sonrasında Zeynep Teyzenin ahıra indiğini anladım seslerden.Yoğun ve duygu dolu, keyifli bir gün geçirmiştim ama Zeynep Teyzenin iniltileri aklımdan çıkmıyordu şimdi. Yatakta uzanır halde 31 çekmek istedim ama sonra vazgeçtim. 10 dakika kadar süren sessizliği Zeynep Teyzenin ayak sesleri böldü, ahırdan yatak odasına geçmişti.Bir süre cep telefonumla oynadım, internete girdim. Saat 22:00 olmak üzereyken yatak odası kapısının açılıp kapandığını işittim. Tahta zemindeki gıcırtılar gittikçe yaklaşıyordu odama doğru. Derken kapı yavaşça açıldı, Zeynep Teyze üzerinde annemin beyaz geceliği olduğu halde bana bakıyordu. Babamdan sonra gece mesaisinin ikinci bölümü için bana gelmişti…

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir