Otobüs Maceram
İlk otobüs maceram için çok özel giyinmiştim. Ailem bir gece önceden Florya ya amcamların evine gitmişti. Aylardan Haziran ve sıcaklık en az 30 derece idi. Ben de arkadaşımda kalmıştım. Ertesi gün deniz kıyafetlerimi alıp onlarla amcamlarda buluşacaktım. Sabah eve koşarak heyecandan am sularım aka aka hazırlanmaya başladım. Önce bir güzel duş alıp, belime kadar gelen sapsarı saçlarımı parfümleyip fönledim. Daha sonra, akşam arkadaşımla beraber ağdaladığımız, pespembe, zevkten dudakları kabarmış on dörtlük körpecik amcığımı ve göt deliğimi, girişlere kolaylaştırmak için bol bol kremledim. Sonra altıma don giymeden göt yanaklarımı anca kapatan incecik penye beyaz eteğimi giyip, üstümede erken gelişen kavunlarımı zar zor örten boyundan askılı daracık bir ipek bluz geçirdim. Son olarak ta, özellikle uzatıp, manikürleyip pedikürlediğim el ve ayak tırnaklarımı kıpkırmızı ojelerle renklendirip, ayağıma annemin o zamanlar çok moda olan minare topuk takunyalarını giyince, ortam tam olarak “yok mu beni siken” havasına girmişti bile. Gümüşsuyu’nda oturduğumuzdan. Taksim parkının önünden kalkan otobüse kırıta kırıta yürüyünce, zaten arkamda “salyaları akan küçük bir ordu” oluşmuştu. Otobüsler saat başı kalktığından, tıklım tıklım olmadan kalkmazdı ve biletçisi vardı. Bende arkamdaki salyalı ordum la birlikte binip biletimi aldıktan sonra, arka sahanlığa geçip tam ortadaki boruya tutundum. Etrafım hemen sarılmıştı ama daha otobüs dolmadığından saldırıya geçemiyorlardı. Fakat biletçi bile pantolon üstünden kabaran aletini sıvazlamağa başlamıştı…
Bu arada am sularım daha şimdiden bacaklarıma akmağa başlamıştı. Otobüs doldukça çember daralıyor ve arada en avantajlı yere geçebilmek için ufak yollu itişmeler de oluyordu. Sonunda balık istifi olan otobüs hareket edince yapışmalarda başladı. Tabii avantajlı yer savaşını en iri yarı olanlar kazandığından, ben iki yandan ve önden arkadan tam yapışmış dört yarmanın arasında kayboluvermiştim. Parmaklar hareketlenip te deliklerimin çıplak ve donsuz olduğunu fark edince, ortalık birden hareketlendi. Önüm ve arkamdaki yarmaların kürek gibi ellerinin, normal bir alet büyüklüğündeki orta parmakları derhal ön ve arka deliklerime dalıp karıştırmağa başladılar. Bu arada fermuarlar açılıp benim incecik kollarım kalınlığında yarraklar ortaya çıkarılıp, hemen bacak aralarıma daldırıldı. Bunlar olurken etrafımda 3 sıra kamuflaj ekibi oluşturuldu ve ben kaybedildim. Bulunduğum yere doğru bakanlar orada ancak genel bir kıpraşma hareketi görebilirdi o kadar. Abaza yarraklar zaten sırılsıklam olmuş bacak aralarıma girer girmez boşalıverdiler. Sesimin çıkmadığını görünce daha da cesaretlenerek, am sularımla karışmış bellerini yarraklarına sürerek, aletlerini iyice kayganlaştırıp, onları daracık am ve göt deliklerime bastırmağa başladılar. Minicik sübyan deliklerimi genişlete genişlete giriyorlardı. Heyecan ve zevkten anamın minare topuklarının üzerinde, bacaklarım zangır zangır titremeğe başlamıştı. Düşmemek için karşımdakinin boynuna sarılmak zorunda kalınca, yarma bunu bir istek hareketi olarak algılayıp, kürek gibi elleriyle yanaklarımı sıkınca kiraz gibi kıpkırmızı rujladığım dudaklarım öne çıktı ve herif onları o fırın gibi ağzının içine alarak sömürmeğe başladı. Bu olay yandakilerin de azmasına sebep oldu. Onlarda boyundan askılı bluzumun yanından zaten ortaya fırlamış olan kavuncuklarıma yumularak, kâh emip, kâh ısırmaya başladılar. Bütün bu uyarılar beni de tam kıvama getirmişti zaten. Önümdeki yarmanın vücudum kalınlığındaki kolları arasında, bir taraftanda götüm sikilirken ve kavunlarım ısırılırken, zangır zangır titreyerek boşalmağa başladım. Bir anda bu manzaraya dayanamayan herkes te benimle beraber patlamaya başlamıştı. Yanda duranlar üstüme başıma gelirken, içime gelenler yerlerini yenilere bırakıyor, onlar daha sokarken patlayıp bacak aralarıma akıtıyorlardı. Bir ara boşta kalıp, zangırdayan bacaklarımın üzerinde tutunamayınca yere çöktüm. Aynı anda patlayanların belleri yüzümü gözümü muhallebi çanağına çevirdi. Taksim- Florya arasındaki o bir saatlik yolculuk boyunca en az 30-40 tane yarma abaza tarafından, bütün deliklerimden sikildim. Koltuk altlarıma kulaklarıma bile geldiler. Sonra çantamda gördükleri büyük deniz havlumu çıkartıp, her tarafımı bir güzel silip temizlediler. Ayrıca otobüs Florya ya vardığında, kendimi güzel güzel siktirdiğim için çantamı bir tomar para ile doldurup, bir taksi ye bindirerek, beni bir güzel yolcu ettiler….

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir